Eğer gidecek bir yeriniz yoksa caddeler, sokaklar ve yollar anlamsız kalır. Sadece yoldan geçenleri izlersiniz. Yolcu olmak için, amacınız , zamanınız ve sabrınız olmalı. Bir dostum bana yolcu olmak istediğini söyledi. Nereye gitmek istiyorsun diye sordum. Bilmiyorum dedi. 

       Hayatımızda an ve an ilerlerken, kendimizi bulmak için zamanın içinde kayboluruz, sevmek için, dinlemek için, gülmek için, stresse girmek için ve her şeye rağmen yeniden başlamak için.  

       Yolcu olmak, yolda olmak, yalnızlığın yada kalabalığın boğucu adaletsizliğinde umursamadan yaşamak, koşmak, keşfetmek, karar vermek ......  

      Evet yazdıklarım sana karman çorman gelebilir, Yolcu olmak demek  yolları ve ufku en geniş açıdan görmektir.

      Herkes yolcu olamaz. Çünkü insanlar bilinmeyenden ve belirsizliklerden hoşlanmazlar. Sinemada film izlerken ki halinizi düşünün, pasif ve güvendesiniz, dışarıdan gelebilecek hiçbir kötü etki yok!  Ama  sen görselliğin verdiği korkuyu, aşkı, mutsuzluğu, heyecanı orada alıp tüketebiliyorsun. Tüm hissettiğin duygular sahte, havada kalıyor. Hayatının bir parçası olmayan bu duygular, sana film içersinde sunuluyor. Yolcu kimdir biliyor musunuz, hikayeyi yazandır. Bir, iki saat içersinde seni kendi dünyasının içerisine sokabilendir. Bu benzetmeyi şu nedenle verdim; Yolcular insanların hayatlarına dokunmak isterler. 

      Ve son olarak, varacağınız yeri biliyorsanız, yolunuz açık olsun .

                                                                              Nergis T.      

                                             e-mail adresi: burckolik@yahoo.co.uk

                                                                                          Mart 2002