![]() |
|
Hızlı bir değişim çağında yaşamak, bedenimizi ve ruhumuzu etkilemektedir. Bundan yüz yıllar önce ise, birileri gökyüzüne bakarak yıldızların ve gezegenlerin yaşamlarımızı etkilediğine kanaat getirmişlerdir. Tarihte en ilginç bulduğum olay astrolojik değildir. M .Ö 3000 yıllarında Mezopotamya da Sümerliler yaşamaktaydı. Sümerliler astronomi alanında tahminimizden daha fazla bilgiye sahiptiler. Bunun kanıtı ise, Sümer taş kabartmalarından birinde saklıdır. Bu rölyefte güneş sisteminin tüm gezegenlerini , doğru sırasıyla ve ebatları ile Güneşe en yakın gezegen Merkür, Venüs, Mars, Dünya, en büyük gezegen Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve bizim anca bu yüzyılın başlarında fark ettiğimiz dokuzuncu gezegen Plüton yer almaktadır. Buna yorum yapmak çok zor. Sümerliler ile ilgili daha pek çok ilginç şey var. Şimdi bunlardan bahsedeceğim. Sümer devletinde Mısır'daki piramitleri andıran, genelde yedi katlı inşa edilmiş, tanrıları karşılama tapınakları Zigguratlar vardır. Bu tapınakların diğer bir özelliği de gözlem evi olarak kullanılmalarıydı. Onların inançlarına göre, tanrılar gökyüzünden inerek, tapınaklara ziyarete gelmekteydiler. Mısır'daki piramitlerinde yıldızlara açılan bir kapı olduğu düşüncesine bakarsak, o dönemde dinin içine yıldızları katmak gerekiyormuş. Yıldızlara duyulan bu ilginin sebebi bugün dahi bir sır. Sümerlilerin kalıntıları, sosyal yaşamları ve insanlık tarihine katkıları yüzünden, turisttik Mısır uygarlığından çok daha ilginç özellikler barındırıyor . Tarihte çivi yazısını bulan Sümerliler, astronomi hakkında o kadar çok şey biliyorlardı ki, bu bilgilerin kaynağı çok büyük bir soru işareti yaratıyor. Bugün bile sosyal düzen olarak zor ulaşılabilecek yaşam tarzları vardı. Mesela içki içlen evleri kadınlar işletiyordu. Benim ilgimi çeken kadınlarla ilgili diğer durum, erkeklere zevk vermek için çalışan kadınların yüzlerini peçe ile gizlemeleri ve çok kapalı giyinmeleridir. Böylece toplum tarafından dışlanmıyorlar ve halk bu kadınlara bizim tahmin edemeyeceğimiz bir gözle bakıyordu.
Belki de, Sümerliler ve Mısırlılar yıldızlar konusunda haklı olabilirler. İnsanlığın evrenle asla kopmayacak bir bağı var. Bir gün mavi gezegen dünyadan ayrılabiliriz ama sonsuz kainattan asla kopamayız. Bizler, ister insanoğlu olarak, ister atom molekülleri , ister enerji olarak, bu evrende sonsuza kadar var olacağız.
Hayat zaten bir bilmece değil mi. Güzel olan o bilmecenin içinde yaşıyor olmak.
Nergis Tuncil
e-mail adresi: burckolik@yahoo.co.uk Mayıs 2002 |
|
|