Hipnoterapi

 Ağustos ayında Hipnoterapi hayatıma girdi. Gerçekten de çok faydalı bir teknik hipnozla terapi. Sigarayı bırakmak isteyenden aşırı kilo problemi olana kadar pek çok konuda yardımcı olabiliyor. İki ay önce hipnoterapi seanslarını kendiliğinden bıraktım. 

 Geçen hafta bir okuyucuma tarot baktım ve bana '' bazen doğadaki enerjileri bizim yönlendirdiğimizi ve ne dilersek onu yaşadığımıza inanıyorum.'' dedi. Ben de bu görüşe katılıyorum. Neye inandığımız çok önemli. Mesela herkes zengin olmak ister ama gerçekten zengin olacağına inanmaz. Yaşadığımız hayat bizim özde inandıklarımız çerçevesinde şekilleniyor. Tabii ki bu kabulleniş bilinçsizce içimize çörekleniyor. Yaşam enerjimizin yaşam şeklimizi yarattığının farkında değiliz. İnandıklarımızı, kendi kendimize söylediklerimizi ve yaşam enerjimizi değiştirdiğimiz zaman, etrafımızı saran hayatın da değişeceğini bilmiyoruz. 

 Evrenin kendine ait sırları var. Bu gizemli konulara merak saran araştırmacılar bu sırların ne kadar da göz önünde yaşandıklarını görebiliyorlar. Carl Gustav Jung'ın Eşzamanlılık kitabındaki balık hikayesi gibi. Neyi sıkıca düşünüyorsan evren onu sana sunuyor, ayaklarına kadar getiriyor, bu bir tür şaka gibi geliyor. Ve bu şaka insana ''etrafını saran hayatı, inandıkların dolduruyor'' mesajını veriyor. Hipnoterapi seansları bana bunu çok güzel yaşattı. Neyi düşlediysem, neyin olacağına inandıysam gerçekleştirdim ama tabii daha pek çok eksik de var. Şimdi yeniden yarım saatlik hipnoz seanslarına başladım. İnandıklarımı değiştiriyorum, olumsuzluklardan arınıyorum, hayatın akışı içersinde içgüdülerimi kullanmaya, sezgilerimi takip etmeye, oyunu kurallarına göre oynamaya çalışıyorum, şaşırıyorum, işaretleri takip etmeye başlayınca garip bir heyecan bastırıyor. Sonra her şekle bürünmeye, iç içe geçmeye, renk ve şekil değiştirmeye müsait olan hayat senin ne düşündüğünü ve de neye inandığını görüp inandığın şeyleri senin ayaklarının ucuna kadar getiriyor. 

 Carl Gustav Jung'ın Eşzamanlılık adlı kitabında İbni Sina'nın da bu büyülü değişim konusundaki bir tespiti yer alıyor. Kısaca deneysel olarak kanıtlanabilir tespit şöyle: Her insanda büyülü bir güç var ve bu güç aşık olduğumuz zaman veya nefret gibi güçlü duygular hayatımıza hakim olduğunda ortaya çıkıp bizim tek bir hedefe kilitlenmemizi sağlıyor. Kilitlenilen hedef ister bir nesne veya amaç olsun ortaya çıkan büyülü güç, hayatımızın bizim isteğimiz doğrultusunda şekil almasını sağlıyor ve de yolumuza amaçladığımız şeyle ilgili insanları, olayları ve de nesneleri çıkartıyor. İbni Sina'ya göre bu büyülü gücün kaynağı ruhmuş.

 Bana göre bu büyülü gücün açığa çıkması, etrafımızda bizi sağa sola çeken ve de hareketsiz kılan fikir ve de inançları önemsiz kılıp özgürce ilerlememizi sağlıyor. Çünkü bir tür at gözlüğü takmış gibi sadece önümüzü görüyoruz. Fakat tabii garip tesadüfleri, ayaklarımızın ucuna kadar gelen balıkları, içimizi ve dışımızı kaplayan evrenin gizemli yanlarını, inandıklarımıza göre şekil değiştiren hayatı  

16 Şubat 2006

Yazan: Nergis Tuncil

Nergis Tuncil'e e-mail göndermek isterseniz

adres: cizmelikedi007@yahoo.com